İçindekiler

Hiç Sakalı Olmayan Köse Bir Kişi Sakal Ektirebilir Mi?

Erkeklerin görünümüne büyük bir katkıda bulunan öğe sakaldır. Birçok erkek ise sakallarının eksik ya da hiç çıkmamasından şikayetçidir. Sakal seyrekliği ve köselik ise çözülemez durumlar değildir. Peki her insan sakal ektirebilir mi, sakal ekimi sağlıklı mıdır? Genetik veya doğuştan hatta travma gibi durumlardan dolayı sakal olmayan bölgelerde sakal ekimi kişinin durumuna göre mümkün olabilir. Fakat böyle bireylerde sakal ekiminin yapılabilmesi için her kişiye has, ayrı bir planlama yapılması gerekmektedir. 

Sakal Ekimi Nedir?

Sakal ekimi erkeklerin sakal ve bıyık bölgesini kapsayan alanlardaki seyrek kıllarını veya hiç olmadığı bölgeleri hedef alan bir işlemdir. Saçlı bölgeden alınan kılların sakal ve bıyık bölgesine eklenmesi ile sonuçlanan bir operasyondur. Lokal anestezi ile beraber yaklaşık olarak birkaç saat içinde tamamlanabilen, hastalara acı hissettirmeyen ve doğal görünüm vaat eden bir hizmettir. Genel olarak ense bölgesinden toplanan kıl kökleri teker teker ayrılarak sakal bölgesine nakledilir. 

Sakal ekimi için kılların alındığı tek bölge saç bölgesi değildir. Sakalların gereksiz kısımlarındaki kıl kökleri alınarak çıkmayan alanlarına ekim yapılması da makul görülür. Sakal ekimi yapılırken en çok dikkat edilen şeylerden birisi ise kıl kökünün mümkün olduğunca için kendisine ait olmasıdır. Zira bu durumun öneminin sebebi operasyonun başarılı olmasıyla alakalıdır. Eğer ki kıl kökleri beslenemez ve vücudu kabul etmezlerse ölürler. Böylece operasyon başarısızlıkla sonuçlanabilir. 

Kıl kökleri DHI kalemi ile alınmaktadır. Yani ucu açık bir iğne kıl köklerini saracak şekilde kıl alımı gerçekleştirilir. Kullanılan iğneler genel olarak ince tercih edilir. Bunun sebebi ise kıl köklerinin alınırken iz bırakılmasıdır. Bu durumu önlemek amacıyla ince uçlu iğneler kullanılır.

Kimler Sakal Ekimi Yaptırabilir?

Günümüzde pek çok insan sakal ekimi için operasyonu gerçekleştiren birimlere müracaat eder. İnsanların genel olarak sorunu ve problemi sakallarını seyrek olması veya düzensiz olmasıdır ancak köse olan bir insan da; yani sakalı olmayan bir insan da bu hizmetten faydalanabilir. Sakalların belirli bölgelerde eksik olması, düzensiz olması veya bölgesel olarak çıkmaması gibi durumlardan dolayı sakal ekimine başvurulmaktadır.

Sakal ekimi için başvuran hastalardan pek çoğu köselik ve seyreklikten yakınır, ancak bu durumların istisnaları da vardır. Yara izleri, yanıklar ve geçmişte yaşanmış travmalar da sakalın varlığına itiraz edebilmektedir. Sakal ekiminin gerçekleştirilmesi için kişinin sakalının tamamen olmaması veya az olması durumu önemsenmez. Sakal ekimi yapılırken önemsenen en önemli noktalardan birisi kişinin sakal yapısıdır, buna göre bir planlama yapılır ve sakal ekimi gerçekleştirilir.

Sakal ekiminin yapılmasından önce kişilerden bazı yeterlilikler beklenir. Yeterliliklerin en başında ise hormonal bir düzeye erişmiş olmak gelmektedir.  Zira bu hormonal düzeye girmeden sakal ekiminin yapılması sağlıklı olmayacaktır. Genel olarak bu düzey 20 – 22 yaşından sonrası için kabul görür.

Sakal Ekimi Nasıl Gerçekleşir?

Tıpkı saç ekiminde olduğu gibi, sakal ekiminde de hastanın öncelikleri belirlenir. Bu önceliklere göre hastanın yüz şekli ve sakal yapısı baz alınarak bir planlama yapılır. Sakal şekli, sıklığı ve kıl kökü sayısına göre sakal ekimi planlanır. Sakal ekimi yapılırken kullanılacak kıl sayısı miktarına göre sakalsız bölgeye hangi aralıkta kök ekleneceği belirlenir. Ayrıca planlama çerçevesinde kıl köklerinin nereden alınacağı da belirlenmiş olur. Genel olarak saç bölgesi üzerinden ense tarafı tercih edilir. Ancak kıl köklerinin alındığı tek bölge ense değildir. Fazla sık bölgelerden de kıl kökü alınabilir, alınan bu kıl kökleri teker teker yerleştirilir.

Köse bir hastaya yapılan sakal ekimi genel olarak 1000-3000 kıl kökü arasında değişmektedir. Örneğin seyrek bir sakal ekimi gerçekleşeceğini düşünelim. Bu durumda favori bölgeleri, çene ve bıyık bölgeleri dahil olmak üzere 1000 kıl kökü yerleştirilerek bir sakal ekimi yapılmaktadır. Ancak genellikle seyrek olmasını istemeyen pek çok hasta bulunmaktadır. Bu sebeple “sıfırdan” bir sakal ekimi; 3000 ve daha fazla kıl kökü kullanılarak gerçekleştirilebilir.

Sakal ekimi sırasında bir diğer önemli konu ise; kıl köklerinin ense veya düzensiz sakal bölgesinden alındıktan sonra çok bekletilmeden sakal ekimi yapılacak bölgeye yerleştirilmesidir. Bunun temel sebebi ise, uzun süre kan akışı ve oksijenden uzak kalan kıl kökünün canlılığını yitirmesidir. Bu nedenle sakal ekimi sırasında ense veya düzensiz bölgeden alınan kıl kökleri çok vakit kaybetmeden sakal ekimi yapılan bölgeye ilave edilir. Böylece sağlıklı bir operasyon gerçekleştirilmiş olur ve başarılı bir sonuç için doğru bir adım atılmış olur.

Sakal Ekimi Yaptırdıktan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Operasyon sonrasında dikkat etmeniz gerekenler oldukça önemlidir. Bu adımlar şu şekilde sıralanmaktadır; 

  • Sakal ekimini gerçekleştirdikten sonraki 48 saat içerisinde hiçbir şekilde yıkama yapmamalısınız. Kıl kökleriniz ekilen deliklerden çıkabilir veya kan pıhtılaşmasından dolayı zarar görebilirsiniz.
  • Sakal ekimi gerçekleştikten sonra birkaç gün için sakallarınıza baskı uygulanmayacak şekilde uyumalısınız. Ağırlık ve basınç ile oluşabilecek sürtünmenin önlenmesi gerekmektedir.

Çoğu insan sakal ekiminin gerçekleşmesiyle beraber problemin sona erdiğini düşünebiliyor. Hatta halk arasında birkaç haftalık süreçte her şeyin hazır hale geldiği söyleniyor. Sakal ekimi sürecinin sonuçlarına ortalama 3-4 ay içerisinde ulaşılmaktadır. 

Sakal ekimi sonrası dökülmeler gerçekleşebilir, bu çok doğaldır. Bu dökülmeler sonrası operasyonun başarısız olduğu düşünülebilir. Ancak bu durum pek çok hastada görülmektedir. Dökülen kılların yerine yenilerinin çıkması beklenir, bu yeni kılların oluşma süreci yaklaşık olarak 3-4 aydan başlar. Bazı hastalarda bu süreç değişiklik gösterebilir.

Eğer sakal ekimi sırasında kullanılan kıl kökleri hastadan alınamıyorsa bazı durumlarda kıl kökleri başarılı bir şekilde bölgeye uyum sağlamaz. Bunun sonucunda operasyon başarısız olmuş olur ve o bölgede sakal çıkmaz. Bu durumun yaşanmaması adına kıl kökleri hastanın ensesinden, gereksiz sakal bölgesinden alınmaktadır.